Spiga

Bizler Tarihin Üvey Evlatlarıyız.

İnternet bizi popüler olma sevdasına mahkum etti; ihtiyacımız olmayan sitelere üye oluyor, sağda solda resim ve ileti yayınlıyoruz. Klavye bizim için artık üzerinde tuşları olan basit bir alet olmaktan çıkıp en büyük silahımız oldu.

Tıpkı SBS, ÖSS ve KPSS gibi aptal sınavların bizi esir aldığı gibi…

Başkalarının gözünde başarılı olma sevdasına; ihtiyacımız olmayan formülleri ezberliyor, nefret ettiğimiz dershanelere tıkışıyor, test kitaplarıyla sınanıyoruz. Okul hayatı bizim için artık yeni şeyler öğrenme ve dostluklar kurma hevesinden çıkıp, koyun olmayı öğrendiğimiz veya cv’de yazacağımız diploma sevdasına döndü.

Bizler tarihin üvey evlatlarıyız, hayatın sokak yerine internette veya kurslarda döndüğüne inandırıldık. Bizler ne büyük bir savaş yaşıyoruz, ne de büyük buhran. Bizim savaşımız ruh dünyamızda; bizim en büyük buhranımız kendi hayatlarımız.

Başkalarının bize uygun gördüğü hayat için büyütüldük ve bir gün hepimiz onların koyun güdülen dünyalarında önemli kahramanlar olacağına inandırıldık. Ama olmayacağız ve bu gerçeği yavaş yavaş öğreniyoruz ve feci şekilde asabımız bozulmuş durumda.

Kaynak: http://erdalakk.net/

Yarım saatte nasıl seocu olunur

Bu günkü dersimiz, en ileri seo teknikleriymiş gibi gelse de, herkesin yaptığı klasik yöntemlerin, aslında seoculuk olmadığı ve yaptıklarının seo olmadığı hakkında bilgi vermeye yönelik bir ders.
Seocu gibi görüneceğiz ve birsürü şey biliyormuşuz gibi davranacağız. Eşimizden dostumuzdan hacklink dilenip, aynı anda heykırmışız gibi görüneceğiz ve zamane seocusu olacağız
Öncelikle kendimize bi site açıyoruz. Hemen title’ı “seo, seo hizmetleri, kurumsal seo, search engine optimization, arama motoru optimizasyonu” gibi şeylerle dolduralım. Seocuyuz ya, wordpress kuralım -ki herkesin yaptığı tek iyi şey wordpress kullanmak-
Hemen seocuya yakışır bi tema. Reklam koymuyoruz ki biz seocuyuz, para lazım değil havası katalım. Seo ile ilgili sağda solda gerçekten bu işi yapan kişilerin yazdıkları makaleleri “rewrite (yani düzeltme)” yöntemiyle araklıyoruz.Kaynak kesinlikle göstermiyoruz, aman cahil derler
Sitemizi kurduk, seocu gibi görünüyoruz. Seo makaleleri yazıyoruz, az da olsa kendimiz de bişeyler ekliyoruz. İsteğe göre, referans bölümü açıp, arkadaşlarımızın sitelerini, sanki biz yapmışız gibi gösteriyoruz. Hatta validator w3 referrer’lı linkler bile gösterebiliriz (ki o kadar seo bilmiyorsunuz )
Geldik en moda bölüme: backlink. Hemen sağda solda, elimizde öceden hazır bulunan dofollow olduğu gibi duyumlar aldığımız blog listesini açıyoruz. Sıradan giriyoruz sitelere, yorum yapıyoruz hemen. Adımızı linkimizi yazıyoruz, yorumu gönderiyoruz. Yorumlar büyük çoğunluk onaylanmıyor yada yoruma kapalıdır bunlar sinirimizi bozmasın “seo yapıcaz biz”
Hemen yorumlarımızı kastık, nofollow olsa da biz dofollow sanıyoruz, umut fakirin ekmeğidir. Dofollow, google’ın indexlerken adamdan saydığı linke deniyor. Nofollow ise yanlış bilmiyorsam indexlerken, siteyle bi bağlantısı yok, sorumluluk taşımıyor gibi indexliyor ki bu da link çıkışının fazla olmamasını sağlıyor (wordpressin ayrı bi güzelliği)
Backlinklerimiz var, sitemiz güzel tıkır tıkır, seo makaleleri ve teknikleri araklıyoruz. Sürekli meta, description falan düzeltmelerini söylüyoruz. Keyword ekleyin, robots.txt ekleyin, sitemap kurun diyoruz.
Son olarak da r10.net, zone.org gibi forum sitelerinde havamızı atıyoruz. İmzamıza kurumsal seo yazıyoruz, wordpress seo yapılır diyoruz ve işte bu kadar. Artık seocuyuz! Gönül rahatlığıyla kasıla kasıla dolaşabiliriz.

İŞTE BUNU YAPTIĞIMIZ İÇİN İLERLEYEMİYORUZ!

Bunu herkes yapıyor, o halde hepimiz seocuyuz. Bunu ilk yapan adamlar da boş adamlar o zaman dimi, gerçekten yapanlardan çok şey biliyorsunuz siz!
Demek istediğim şu ki, herkes bildiği bir işi yapsa, doğru birşeyler yapsa, herkes alanında uzmanlaşsa güzel olmazmı. Benim gibi blog yazın, herşey hakkında yazabilirsiniz bakın görüyorsunuz.
Script yazın, ülke bilginiz varsa turizm sitesi açın. Eşeğin bilmediği ot, sonradan başını ağrıtır. O yüzden ne eşek olalım, ne ot yiyelim ne de başımız ağrısın. Bırakalım seo’yu, az çok bilen insanlar yapsın…

Kaynak: http://www.cumburlop.com/yarim-saatte-nasil-seocu-olunur.html

PES 2010’un yeni yüzü Messi


Geçtigimiz gunlerde Konami Digital Entertainment GmbH efsane oyununun serisinin yeni surumu olan 2010 yilinda çikaracagi oyunun ilk ekran goruntusunu vermisti. Grafik olarak gerçekten çok gelistirilmis olan PES Fotografta gordugunuz gibi Messinin yuzu bir hayli benziyor Messiye :) Hatrlarmisiniz ilk zamanlardaki futboloyunlarini. O zamandan bu zamana çok buyuk gelismler oldu degil mi ? Pes, verdigi bu goruntu ile, grafik ayrintilarini gelistirdigi belli oluyor. önümüzdeki yil çikacak olan Pes 2010 oyunun kapak resminde Messinin maç sirasinda çekilmis güzl bir fotosu var. Messi olunca ayrintilara da önem verilmis bir hayli. Pes yapim ekibi, simdiye kadar gorulmus en canli oyuncuyu tasarlamaya çalisiyor. grafikler o kadar titizlikle hazirlaniyorki gerçeginden ayirt etmek mumkun olmasa gerek. PES 2010 da isik ve gölgelere de dikkat edilmistir.

Firefox Bir günde 2.5 milyon kez download



Firefox'un yeni surumu olan 3.5 dün gece start aldi ve ilk gunden 2.5 milyon download aldi. Eski surumunden daha hizli olan ve daha çok özelligi bulunan mozillanin yeni surumu ile video goruntuleme ler daha da kaliteli olacak. Artik internette gezindiginiz de arkanizda iz birakmayacaksiniz !!

Hacker'ı da hack'lediler!


Efsane Hacker Mitnick'in sitesi hacklendi.

Mitnick 1990lklarin ortasinda, hackledigi bir site yuzunden 5 yil hapse girmisti. Hapisden çiktiktan sonra yazdigi kitaplarla ünü daha da artan Mitnick Internet üzerinde Mitnick Security sitesinin güvenlik isleriyle ugrasiyordu. Geçtigimiz gunlerde Mitnick Security yani Mitnick'in güvenligini sagladigi site, Mitnickin eski meslektaslari tarafindan hacklendi. Mitnick, yaptigi açiklamaya göre hackerlarin sunucuya erisemedikleri ve müsterilerin bilgilerinin güvende oldugunu açikladi. Hackerlar sunucunun dns adreslerini ele geçirerek baska sunucuya yonlendirdiklerini açikladi Mitnick. Yönlendirilen sitede ftomontaj ile hazirlanmis pornografik goruntu vardi. Goruntude Mitnick bir gurup erkekle iliskiye giriyordu. Mitnick, hackerlari taniyip tanimadigi veya bu saldirinin nasil gerçeklestigi hakkinda youm yapmadi.

'Kutsal Ahit' bulundu mu?



Tanrininin hz. musaya gönderdigi ahit sandiginda, 10 emrin yazili oldugun söylentisi vardi. Kutsal ahit yuzyillardan beri birçok filme ve kitaplara konu olmustu. Fakat bayagidir kayipti. Sonzsuz bir güce sahip olduguna inanilan bu sandik, dünyanin sonundan az önce meshi tarafindan çikarilacagina inaniliyor. Binlerce yil önce kuduste kaybolan sandik, etiyopyada bulundugu söyleniyor. Fakat ne derece dogrudur bilemiyoruz. Etiyopya patrigi "sandigi bulduk, en kisa zamanda dunyaya açiklayacagiz" dedi. Yahudi kavimleri tarafindan etiyoya ya goturuldugu idda ediliyordu. Anca kisa zamanda dunyaya da tanitilacagi tahmin ediliyor.

Ilginç Bir Sarj Yöntemi Daha


Biz Türkler icat etmek de herkezden ustunuz. Imkansizliklar bizi icatlara zoluyor gerçekten. Telefonumuzun sarji bittigine ne kadar da uzuluruz demi? ya mesaj geldiyse ? Ya sevgilim aradiysa ? Herhangi bir geziye çiktigimizda veya elektiriklerin kesilmesi gibi durumlarda artik sarjsiz kalmayacaksiniz bu yeni sarj etme yontemi ile. Bu yeni yöntemin çalisama sistemi; ayaginizla hava pompaliyorsunuz ve o hava ile pervane donuyor. O pervanein urettigi enerji ile de telefonunuzun sarji doluyor. Guzel ve gerekli bir icat daha... Sagolun Türk bilim adamlari :D